
Arabada dinlemek için bir kaç cd aldım. Hiç bilmeden sadece hislerime dayanarak aldığım cd'lerden bir tanesi Cem Adrian'a ait. Alışveriş merkezinden çıkınca açtım ve cd çalara koydum. Arabayı bir anda kilise korosu doldurmuş gibiydi, sonra o naif ama derin izler almış hafif aksanlı ses geldi, bir süre neler olduğunu anlayamadım. Böyle değişik bir cd aldığım için yan gözle de eşime bakıyordum. Her an kapatabilir ve radyoyu açabilir diye. Ama ona da enteresan gelmişti. Sessizce dinledik. Sonraki günlerde özellikle tek başıma kullanırken arabayı, yüksek volümde dinledim, yağmurlu günlerde daha da dokundu şarkılar bana, sözlerini öğrendim, öğrendikçe yüreğim acıdı, aslında o yoğunlukta duyguları taşımasam da içime geçti melodiler ve sözleri. Bugün sabah eşim "depresyondaymış galiba bu adam bu şarkıları yaparken" dedi. Bana bir ömür boyu depresyonu gibi geldi söylemedim. Hepimizin yaşadığı ama "manik" kısmıyla örtmeye çalıştığımız ömür boyu depresyonu bahsettiğim, hayatla, yalnızlıkla, terkedilme korkusuyla, ölümle boğuştuğumuz hiç bitmeyecek depresyon. Bu cd beni etkiledi, ben de iz bırakacağından da eminim çünkü kendime sakladıklarımı açığa çıkardı, hayatla tartışmalarımın sesini biraz daha açtı içimde.
Dinlerseniz, yalnız dinleyin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder